18 Kasım 2022 Cuma

Yolda Olmak

“Aramakla bulunmaz; ancak bulanlar arayanlardır.”
Bâyezid-i Bistâmi

Yol nedir? Yol, bir yürüyeni olduğunda mı anlam kazanır yahut yolun, yolcudan bağımsız kendinde anlamı var mıdır? Yola girmek için yolcuya lazım olan şeyler nelerdir? Yolcu olmak ne demektir? İnsan niçin yolcu olmalıdır? İnsan için kaç türlü yol vardır? Hangi yol, kişiyi nereye götürür?
Bir kavram hakkında, o kavramın ne olduğu, neye benzediği ile ilgili olarak çeşitli sorular sorulabilir. Ben bu denemede yukarıda geçen sorulara cevaplar bulmaya çalışacağım.
Yol, bir başlangıcı ve sonu olan, başlangıç ve son arasında türlü hadiselere gebe, çok sayıda durağa sahip, farklı ara yollar barındıran bir fenomendir. Her yolun kendine has özellikleri mevcuttur. Bu bakımdan yaptığım tanım, bu deneme özelinde, öznel bir tanım olabilir.
Yolun, böyle tanımlanınca, kendinde bir anlamı olduğu sonucu çıkmaktadır. Öyleyse yol, bizatihi kendinde anlamlıdır. Ancak bir yürüyeni olmadığında yolun, anlamı dikkate alındığında eksik kalacağı da aşikardır. Bir şeyin anlamlı olabilmesi, o şeyin tanımında var olan özelliklerin gerçekleşmesiyle yakından ilişkilidir. Su, kendinde anlamlı bir varlıktır. Ancak su, kendinde bulunan özellikler uyarınca tabiatla buluşmadığı, tabiatla bütünleşmediği ve suya konu olan varlıklarla ilişkiye girmediği sürece anlamını tam olarak gerçekleştirmiş olmaz. Yol da yolcusu olmaksızın tam anlamıyla bir anlama kavuşamaz. Yol yürünecek ki vadettiği anlam hayat bulabilsin.
Bir yola girmek için kişiye öncelikle lazım olan şey, hangi yolu yürüyeceğini belirleyip yola çıkmaya niyet etmektir. Yolun nereye varacağını kestirerek, isteyerek, risklerini ve zorluklarını göze alarak belirlenmelidir yolunu, almalıdır niyetini, yolcu. Sonra yola kılavuzsuz mu çıkacak, yoksa bir yol gösteren ile mi yola revan olacak, karar vermelidir, yolcu. Gerekli hazırlıkları yapmalı, yol neyi gerektiriyorsa ona göre kuşanmalıdır, yolcu. Ve yola düşmeli, bir kere karar verince artık arkasına bakmamalıdır. Sabrı, azmi, sebatı, cesareti ve kararlığı kendisine yoldaş bellemelidir.
Yolcu olmak, yol neye mâl olursa olsun, hangi zorlukları içerirse içersin, yolda yürümeyi gerektirir. Yolcu olmak ve yolda kalmak, yol üzerinde zaman zaman karşısına çıkan ara yollara, farklı hedeflere sapmadan, hedefe doğru ilerlemektir. Düşünce kalkmak, yerde kalmaya, geri dönmeye razı olmamaktır, yolcu olmak. Yoldan vazgeçirmek için cazip, nefsi okşayan şeyleri teklif edenlere itibar etmemektir. Hasılı kelam yolcu olmak, yoldan ayrılmamak, yoldan her ne olursa olsun geri dönmemektir.
İnsan, düşünen bir varlıktır. Düşünmek, aklın yolculuğudur. Akıl yola düşünce, bütün bedeni de peşine takar. İnsan, insan olması bakımından yolda olmalıdır. Yolu var eden, insan olmanın sırrını yola gizlemiştir. Ancak yolda olan bu sırra erişebilir. 
İnsan için temelde iki yol vardır. İlki hakikat yolu, ikincisi ise bâtıl yolu. Her iki yol, içinde farklı birçok yolu da barındırır. Bu yollar, sonuç olarak ana yolun varacağı yere ulaştırır kişiyi; ancak menzile yakınlık ve uzaklık bakımından farklılık arz etmektedir, yol içindeki yollar. 
Hakikat yolu, insanın hem dünya hem de ahiret saadeti içindir. Rehberi ve durakları belirlenmiş, ara yolları tarif edilmiştir. Rehbere uyan, hangi durak nerededir, hangisinde inilir, ara yollar hangileridir, kişiyi nereye götürür, bunları bilen için saadet garanti edilir. Yolcusundan istikamet bekler, hakikat yolu. Sabır, sebat, azim ve kararlılık bekler. Bazen düşebilir hakikat yolunun yolcusu, bazen sağa sola savrulabilir. Ondan beklenen, yeniden ayağa kalkması, istikameti bulmasıdır. Yoldan ayrılması, hakikat yolunun sahibini razı etmez. O, ancak yolcuların selameti ve saadetine razı olur. Bu amaç için var etmiştir hakikat yolunu. 
Bâtıl yolu ise, etrafı cazibe merkezleriyle, nefsin istek ve arzularıyla dolu, kişiyi sarhoş eden ve bu yüzden de nereye varacağını unutturan bir yoldur. Rehberi, durakları, ara yolları ve menzili bellidir. Rehberi İblis ve taraftarlarıdır. Her bir durağı ayrı bir cehennemdir. Dünyada ve ahirette azaptır. Ara yolları, farklı kötülük güzergahlarıdır. Sonunda hep koyu bir karanlığa varılır. Yolları var eden Allah, bu yolun yolcularını hakikat yoluna davet etsin diye rehberler gönderir. Onları geri dönmeleri, bâtıl yolda ısrar etmemeleri ve eğer ısrarcı olurlarsa onlara ulaşacakları sonu hatırlatır. Allah, kullarının bâtıl yolda yürümesinden razı değildir. 
Yol(lar), bellidir. Yolcular hazırdır, tercih ettikleri yolda yürümektedirler. Zaman zaman yolcular, karşı yola geçmekte, yol değiştirmektedirler. Sağa sola savrulmakta, düşmekte ve ayağa kalkmaktadırlar. Günün sonunda herkes yolun vardıracağı menzile ulaşacaktır. Kimileri sonsuz saadet menziline, kimileriyse derin hasret ve mutsuzluk menziline...  
Hakikat yolunda istikamet üzere kalmak niyazıyla, selam ve dua ile... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Maddi Zamandan Metafizik Zamana Geçiş

Şeyler hakkında sorduğumuz sorular ya o şeyin mahiyeti ya da anlamı hakkındadır. Mahiyete dair sorular, bir şeyin ne olduğuyla ilgili olan o...